Teorik ve Sosyolojik Kökleriyle 15 Temmuz Sempozyumu Gerçekleştirildi

01 Mayıs, 2017 | Genel Haber | GRTC

Küresel Araştırma Düşünce Merkezi (GRTC)’nin Çorum Belediyesi işbirliğiyle düzenlemiş olduğu ‘Teorik ve Sosyolojik Kökleriyle 15 Temmuz’ başlıklı sempozyum sona erdi. Sempozyumda öne çıkan hususlar şunlar oldu.

1. On Beş Temmuz Darbe teşebbüsüyle sonuçlanan FETÖ hareketi, çağdaş Türkiye'nin modernleşme sürecinden kaynaklanan sorunlarla ilgilidir. Bu bağlamda FETÖ hareketinin uluslararası güçlerle işbirliği ve hem Türkiye'de hem de ortadoğuda mevcut statükoyu sürdürmeye çalışması, bir tür değişim ve sabite çatışması bağlamında değerlendirilebilir.

2. Cumhuriyet Türkiye'sinde rejim ile halk arasındaki gerilimin yarattığı ahlâkî boşluk, FETÖ hareketinde amaçların her türlü aracı meşrulaştırması olarak kendisini göstermektedir.

3. FETÖ'nün dini bir cemaatten terör örgütüne evrilme süreci ve bu süreçte imamet, mehdilik, ricâl-i gay (gavs, kutub, üçler, yediler, kırklar) bir kısmı Şiî geleneğince, bir kısmı bütün Ehl-i Sünnet geleneğince bir kısmı da münhasıran tasavvuf geleneğince kabul edilen teorileri kullanması, geleneksel bir kısım inanç ve teorilerin de sorgulanmasına hatta yer yer suçlanmasına sebep olmaktadır. Fakat bu hususta iki esasa riayet etmek gerekmektedir. Birincisi, İslam geleneğinde modern döneme kadar etkin olan teorilerin nasıl devam ettirileceği belirli bir grubun değil, bütün İslam düşünürlerinin temel sorunudur ve bu hususların bir kısmında Müslüman dünya tarafından ciddiye alınabilecek çözümler henüz üretilememiştir. İkincisi ise bilhassa ricâl-i gayb fikirleri geçmişte de Ehl-i Sünnet akaidinin genel kabul gördüğü bölgelerde yaygın olduğu halde klasik dönemde FETÖ benzeri hareketlere yol açmamıştır. Böylesi fikirlerin, FETÖ'dekine benzer şekilde siyasi iktidar devşirmek için kullanılması yaygın görülebilecek bir durum değildir. Hatta klasik teoride bu görüşler, çoğunlukla, siyasetten uzak durmanın ve manevi eğitimin zemini olarak değerlendirilir. Bu bakımdan FETÖ'nün suistimalinden hareketle klasik inanç ve düşüncelere yönelen eleştirilerde daha temkinli olmak gerekir.


4. FETÖ hareketini doğuran en önemli etkenlerin başında başta adalet, hakkaniyet ve ehliyet olmak üzere siyasi değerlerin aşınması gelmektedir. Bilhassa kamu görevlerinde ehliyet esasına hakkıyla riayet edilmeden kadroların belirli gruplara tahsisi, süreç içinde devlet
mekanizmasının milletin aleyhine işletilmesi sorununa yol açmıştır.

5. Son gelişmeler, İslam siyaset düşüncesinin yeniden inşasını zorunluluğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. İslam siyaset geleneğinin temel değerleri, modern dönemde bu değerlerin nasıl devam ettirilebileceği, klasik dönemde bu değerleri üreten mekanizmaların nasıl oluşturulduğu gibi köklü sorular, ancak İslam siyaset düşüncesinin yeniden inşasıyla gerçek bir tartışma zemini bulacaktır. Zira İslam geleneğinden tevarüs ettiğimiz değer, yapı ve müesseseleri İslam geleneğini hakkıyla kavramadan yönetmek mümkün değildir.

6. Darbe teşebbüsü ertesinde tartışılması gereken en önemli meselelerden biri, kamu menfaatlerinin paylaşılması sorunudur. Siyasi iktidarların iki önemli görevi olduğu söylenebilir. Birincisi, kamu güvenliğini sağlamak iken ikincisi ise menfaat ve şeref paylaşımın adaletle yapılmasıdır. Yaşanan elim gelişmeler, Türkiye'nin hala bu hususta katetmesi gereken çok uzun bir yol olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Darbe teşebbüsü ardından tartışılması gereken sorunların başına bu sorun gelmesi gerekirken maalesef şimdiye dek önemli bir tartışmaya konu olmamıştır.

7.FETÖ hareketi Türkiye'de eğitim sisteminin ve eğitim müfredatının yeninden yapılandırılması gerektiğini bir kez göstermiştir. Tarihiyle barışık ve klasik İslam mirasını dikkate alan bir eğitim anlayışının yeniden oluşturulması hususu derinden ele alınmalı ve tartışmaya açılmalıdır.

Sempozyumda sunulan çalışmaların özetleri aşağıdan indirilebilir.

İlgili Dosya

İlgili dosyayı indirmek için buraya tıklayın