Lobi Eksikliğimiz

02 Ağustos, 2016 | Genel Haber | GRTC

Darbe girişimin hala devam ettiği ülkemizde en temel sorunlardan bir tanesi dış güçlerin etkilerini ve desteklerini aktarabilecek bir lobicilik faaliyetinin olmayışıdır. Arap coğrafyasında bu eksikliğin sonucunu görmek fazlasıyla mümkünken ülkemizde de bunun eksikliğini görmekteyiz.

Dış basında ülkenin durumunu yansıtabilecek ve algı oluşturabilecek bir lobiciliğin olmayışı yurt dışında yaşayan insanlara olayın özünü anlatmakta eksik kalmamıza neden olmaktadır.

Bugün İsrail bile halkının burnunun kanamasını tüm dünyaya lobicilik faliyeti ile büyük bir terör olayı gibi yansıtabilmekte ve yaptığı her türlü olayı meşrulaştırabilmektedir.

Buna karşı batı coğrafyasında islami lobiciliğin gelişmemesi her türlü katliamının göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Bugün ülkemiz de darbe girişimin hala devam ediyor olması nedeni bunu batı devletlerinde gözler önüne serebilecek bir yapının olmayışından kaynaklanmaktadır.

1960’lar dan itibaren Avrupa ya göç eden insanlarımızın birlik içerisinde bir yapılanmaya gitmemeleri, hala orda ki baskının devam etmesine neden olmaktayken Türkiye de olanlara karşı basın lobisi oluşturmaları şuan için pek mümkün görünmektedir.

Batılı devletlerde Türk ve Müslüman toplumları bile olayı tam anlamıyla görememekteyken yerli vatandaşların olayın ne kadar farklı boyutlara dönüştüğünü görmemeleri olağan bir durumdur. Darbenin gerçekleştirilmeye çalışıldığı ilk saatlerde bile Cumhurbaşkanımızın Almanya'ya sığınma talebinde kabul görmezse İngiltere'den talepte bulunacağı gibi yalan haberlerin yapılması Türkiye üzerine algının ne denli fazla olduğunu göstermektedir.

Ancak buna karşı hiçbir lobi faaliyetinin olmaması sebebiyle sağlam bir yalanlama yapılamamıştır, hatta ülkede bir darbenin gerçekleştiği algısı oluşturulmaya çalışılmıştır.

Geçtiğimiz yıllarda Mısır'da darbe girişimi olurken bir çok batılı devlet bunu tamamıyla halkın iradesiyle olduğunu lanse etmiştir.

Aynı şekilde Libya da durumun gidişatını belirleyen güçler aynı oyunu oynamışlardı.

Milyarlarca doları Avrupa ya aktaran bu Arap devletlerinin en büyük eksikliği burada yapılanmalara gitmeyişleridir. Batılı devletlerinin İslam coğrafyalarına gelmeden önce yaptıkları ilk iş orda algı oluşturabilecek lobicilik faaliyetleridir. İslam coğrafyasının en sonda yapmadıklarını bile batılı emperyalistleri en başta yaparak halk üzerinde sistemli bir otorite kurmaya başlamışlardır.

Türkiye'de her dönem darbe destekçilerinin oluşmasını sağlayan unsurda bu lobicilik faaliyetidir. Lobicilik faaliyeti sadece algı oluşturmak değil orda yaşayan vatandaşların birlik kurmalarını sağlamak ve güvenli bir yaşam alanı oluşmasını sağlamak aynı zamanda ülkelerini en iyi şekilde temsil etmektir.

Batılı devletler ise lobiciliği her alanda kullanarak kendi hegomanyalarını kurmaktadırlar. İslam coğrafyalarındaki hem beyin göçünü hem de ekonomik sömürü ortamını sağlamaktadırlar. Aynı zamanda İslam devletlerinin gelişmesini engellemektedirler.

Bugün darbe girişimin ve desteklerin hala devam ediyor olmasında ki en büyük etken batı da lobicilik faaliyetimizin az olması buna karşı onların ülkemizde ki faaliyetlerinin yoğun olmasından kaynaklanmaktadır.

Hem yurt dışında hem de yurt içinde faaliyetlerin hız kazanması gerekmekte ülkemiz üzerinde oluşturulabilecek algıların azaltılması gerekmektedir.

Bugün darbenin püskürtülmesi yeterli olmaz ilerleyen yıllarda tekrar olmaması için ve tüm dünyaya bunu güzel bir şekilde lanse edebilmemiz için yurt dışında lobicilik faaliyetlerinin hız kazanması gerekmektedir. Ancak bu şekilde dış güçlere karşı gerçek bir savaş verip ülkemizin durumunu anlatabiliriz.

Gelecekte gerçek bir güç olmanın en büyük koşulu yurt dışında ki faaliyetlerin sistematik olmasından geçmektedir. Sadece ülke içerisinde değil ülke dışında da birlik ve beraberliğin kurulması gerekir. Bu doğrultuda diğer insanlara olayları emperyalistlerin diliyle değil de kendi dilimizle aktarabiliriz…

Mustafa ÖNSAY
GRTC Başkanı