Aile İmamlığı ve Meclis-i Meşayih

07 Ağustos, 2016 | Genel Haber | GRTC

15 Temmuz üzerine muhtemelen hergün onlarca yazı okuyoruz. Okumaya da devam edeceğiz.

Ayrıntıların genel üzerinde düşünce yolculuğumuzu sekteye uğratmasına izin vermeyelim. Ağaçla uğraşırken ormanı gözden kaçırmayalım.

FETÖ hareketinin bu toplumun 2 ana özelliğinin üzerine bina edildiğini hatırdan çıkarmamak lazım;

1- Gerek bin yılı aşkın irfan geleneği gerekse de okumaktan çok sohbeti seven özelliği ile milletimiz hoca, şeyh gibi sıfatlarla tavsif ettiği kişilere hep büyük saygı göstermiş. Fikir ve düşüncelerinin onların söylemleriyle uyumunu önemsemiş, karar aşamalarında onlara uymayı vecibe edinmiştir.

2- Milletin tarih boyunca sahip olduğu güç ve büyüklüğün son asırdaki kaybı, dünya üzerindeki etkinliğin onlar için tarihsel görevlerine dönüş anlamında bir adım gibi görülmesi ve herşeyleriyle bu faaliyetleri desteklemelerine yol açmıştır. Hatta türkçe şarkı söyleyen bir siyahi çocuk onları hüngür hüngür ağlatabilmiştir.

Bu iki özellik üzerine oynayan her girişim bu topraklarda başarı sağlayacaktır.

Bu iki hususla ilgili devletin gerekli tedbirleri alarak başka şebekelerce buralardan güç ve ihanet devşirilmesinin önüne geçilmesi gerekiyor.

Dini hayatımızdaki geleneksel özelliklerimizle ilgili Diyanet teşkilâtımıza bazı görevler düşmektedir.

1- Osmanlı dönemindeki Meclisi Meşayih benzeri bir kuruluşla tarikatlar (1925 te olduğu gibi kapattım demekle kapanamayacağını sanırım devletimiz artık anlamıştır) denetim altına alınmalıdır.

2- Sağlık bakanlığınca uygulanan Aile Hekimliği uygulamasına benzer bir Aile İmamlığı uygulaması getirilmeli. Din görevlilerimizin mahallerindeki aileler ile sıkı bir ilişkiye girmeleri sağlanmalıdır.

Milletimizin kromozonlarına işlemiş olan Cihan hakimiyeti mefkuresinin tüm dünyada ülkemiz adına bir lobi oluşturulmasına katkı sağlaması için yasal alt yapılar oluşturulmalıdır. Bunun için;

1- Cami yaptırma, kanaryasevenler, İHH benzeri yardım kuruluşları, spor kulüpleri, Düşünce kuruluşları.. gibi tüm kuruluşları aynı gören sistem artık değişmelidir.

2- Ülke dışında etkinliğin/lobinin resmi görevlilerce sağlanamayacağı artık anlaşılmalıdır.

3- Yüzlerce düşünce kuruluşunun kurulmasına bunların yurtdışında yapacakları faaliyetlere proje bazında destek verilmesi anlayışı kabul edilmeli ve bu işleri dizayn edecek TİKA benzeri bir üst kuruluş kurulmalıdır. Düşünce kuruluşları her türlü işlemleri için bu yapıya bağlı olmalıdır.

Eğer bu tedbirler alınmazsa ve milletimizin hassas olduğu noktalar yine boş bırakılırsa 20 yıl sonra A, 40 yıl sonra B... hep birileri milletten aldıkları gücü millete silah doğrultmak için kullanacaklardır.

Selametle kalın...